SpaceX borsaya açıldı: Yatırımcıların bilmesi gereken 5 risk
SpaceX, tarihin en büyük halka arzıyla bu Cuma Nasdaq’ta işlem görmeye başlıyor; ancak analistler, aşırı değerleme, zayıf yatırımcı hakları ve artan zararların küçük yatırımcıları savunmasız bırakabileceği uyarısı yapıyor.
SpaceX, tarihin en büyük borsa açılışına hazırlanıyor.
Elon Musk’ın roket şirketi, Cuma günü Nasdaq borsasında SPCX koduyla işlem görmeye başlayacak. Şirket hisselerini adet başına 135 dolar olarak fiyatladı; 75 milyar dolar (64,5 milyar avro) toplarken, şirkete 1,75 trilyon dolar (1,5 trilyon avro) değer biçerek tarihin en büyük halka arzına imza attı.
Bu işlem, 2019’da gerçekleştirilen ve ek satış opsiyonuyla daha da büyüyen 29,4 milyar dolarlık Saudi Aramco rekorunu rahatlıkla geride bırakıyor.
SpaceX, Avrupa’dakiler de dahil bireysel yatırımcıları çekmek için güçlü bir hamle yaptı. Bloomberg’e göre bireysel yatırımcılar, halka arz sürecinde Robinhood, Fidelity ve SoFi gibi işlem platformları üzerinden yaklaşık 100 milyar dolar (86,6 milyar avro) tutarında talep iletti.
Yalnızca bu talep bile şirketin 75 milyar dolarlık (64,5 milyar avro) finansman hedefini aşarak, küçük yatırımcıların halka arz öncesindeki ilgisinin boyutunu ortaya koydu.
Ancak tüm bu heyecanın altında bir dizi uyarı ışığı da yanıyor. İşte SpaceX halka arzı başlamadan önce yatırımcıların göz önünde bulundurması gereken beş risk.
1. SpaceX gerçekten 1,75 trilyon dolar eder mi?
1,75 trilyon dolarlık (1,5 trilyon avro) değerleme, yatırımcıların SpaceX’i 2025’teki 18,7 milyar dolarlık (16,1 milyar avro) yıllık gelirinin yaklaşık 94 katı üzerinden fiyatladığı anlamına geliyor. Karşılaştırmak gerekirse, piyasanın en yüksek değerlenen teknoloji şirketlerinden Nvidia, bunun dörtte birinden daha düşük bir çarpanla işlem görüyor.
Şirkete 780 milyar dolar (675 milyar avro) değer biçen yatırım araştırma şirketi Morningstar, SpaceX’i “önemli ölçüde aşırı değerli” olarak nitelendiriyor. Goldman Sachs verilerine göre ise hisse fiyatının bu seviyelerde kalabilmesi için gelirlerin 2030’a kadar 100 milyar doların (86,6 milyar avro) üzerine çıkması, bunun da yıllık bileşik büyümenin yüzde 40’ı aşması anlamına gelmesi gerekiyor.
Tarih ise temkinli olunması gerektiğine işaret ediyor. “Bay Halka Arz” olarak anılan Florida Üniversitesi profesörü Jay Ritter’ın araştırmasına göre, 2012–2021 dönemindeki halka arzlar ilk işlem günlerinde ortalama yüzde 23,6 yükselse de, sonraki üç yılda getirileri yalnızca yüzde 10,6’da kaldı.
2. Endekslere hızlı giriş, dar bir halka açıklıkla destekleniyor
SpaceX’in büyük borsa endekslerine beklenen dahil edilişi tartışma konusu oldu. ABD’nin dört büyük eyaletinden yatırım yetkilileri, şirketin yaygın biçimde takip edilen gösterge endekslere daha hızlı girmesinin önünü açabilecek son kural değişikliklerini açıklamaları için Nasdaq ve FTSE Russell’a çağrıda bulundu.
Eleştirmenler, bu adımın pasif yatırımcıları beklenenden çok daha erken, yüksek değerlemeli bir hisseye maruz bırakabileceğini savunurken, endeks sağlayıcıları değişikliklerin daha geniş piyasa gelişmelerini yansıttığını söylüyor.
Tartışma önemli, çünkü başlangıçta işlem görebilecek SpaceX hissesi sayısı nispeten az olacak. SpaceX’in değeri 1,75 trilyon dolar (1,5 trilyon avro) olarak belirlenmiş olsa da, hisselerinin sadece yaklaşık yüzde 3 ila 4’ü ilk etapta halka açık şekilde işlem görebilecek.
Bu da şirketin piyasa değerinin, öz sermayesinin nispeten küçük bir kısmı üzerinden yapılan işlemlerle belirleneceği anlamına geliyor. Haberler, 75 milyar dolarlık (64,5 milyar avro) arzın yüzde 75’inden fazlasının halihazırdaki yatırımcılara ve içerdekilere tahsis edildiğini, böylece serbest piyasada alınabilecek hisse sayısının sınırlı kaldığını gösteriyor.
Morningstar’a göre, sınırlı serbest dolaşımdaki pay ve yapay zekâ odaklı hisselere yönelik güçlü talep, şirketin araştırma kurumu açısından “makul değer”in üzerinde fiyatlansa bile, işlem başlangıcında hisse fiyatını destekleyebilir. Kurum, kilitlenme süreleri dolup daha fazla hisse işlem görmeye başladığında yatırımcı talebine ilişkin daha net bir tablo ortaya çıkabileceğini savunuyor.
Bazı analistler ise sınırlı halka açıklığın hisseyi uzun süre desteklemeye devam edebileceğini düşünüyor. Tahminler, SpaceX Nasdaq 100 endeksine dahil edildiğinde 22 milyar dolar (19 milyar avro) ile 27 milyar dolar (23,4 milyar avro) arasında pasif yatırımın hisseye akabileceğine, bunun da endeksi takip eden fonlardan ilave talep yaratacağına işaret ediyor.
3. Kâr değil, zarar yazıyor
SpaceX’in finansal sonuçları da yatırımcıları düşündürebilir.
İzahname, şirketin hızla büyüdüğünü ancak hâlâ zarar ettiğini gösteriyor.
Şirket, gelirinin büyük kısmını sağlayan ve kâra geçen tek faaliyeti olan Starlink uydu internet hizmetinin sahibi. Ayrıca şubat ayında SpaceX ile birleşen yapay zekâ şirketi xAI da grubun bünyesinde.
Belgelerde, SpaceX’in 31 Mart itibarıyla 41,3 milyar dolar (35,76 milyar avro) tutarında birikmiş zarar taşıdığı ve 2026’nın ilk çeyreğinde 4,27 milyar dolar (3,7 milyar avro) net zarar açıkladığı belirtiliyor.
Bir önceki yılın aynı döneminde 528 milyon dolar (457 milyon avro) zarar açıklanmıştı.
Son dönemdeki zararın önemli bir kısmı xAI’den kaynaklanıyor. SpaceX’in halka arz izahnamesine göre yapay zekâ birimi, 2025’te yaklaşık 6,4 milyar dolar (5,5 milyar avro) faaliyet zararı yazdı. Belgeler, xAI’nin 2026’nın ilk aylarında yapay zekâ altyapısını genişletirken yoğun harcama yaptığını da ortaya koyuyor.
Morningstar, Grok’un rakip sohbet botlarına karşı kayda değer bir pazar payı elde edemediğine dikkat çekerek, bu yapay zekâ biriminin “şirket değerini kayda değer ölçüde aşındırma riski taşıdığını” savunuyor.
Destekleyenler ise bu zararların yapısal bir zayıflıktan değil, bilinçli bir tercihten kaynaklandığını öne sürüyor.
Gelirler 2025’te yüzde 33 artarak 14,1 milyar dolardan (12,2 milyar avro) 18,7 milyar dolara (16,2 milyar avro) yükseldi. Fırlatma ve uydu hizmetlerinden oluşan temel iş kolu, 2024’e kadar kârlıydı. Açıklanan açıkların büyük bölümü, destekçilerin yeni hesaplama sözleşmeleriyle şimdiden kısmen telafi edilmeye başlandığını savunduğu yapay zekâ altyapı yatırımlarını yansıtıyor.
4. Yapay zekâ büyüme kumarı
Destekçiler, yatırımcıların mevcut kârlılıktan çok gelecekteki büyüme potansiyeline para ödediğini savunuyor.
Starlink şirketin başlıca gelir kaynağı olmaya devam ederken, yapay zekâ faaliyetlerinin önümüzdeki yıllarda çok daha büyük bir rol üstlenmesi bekleniyor.
İyimserler ayrıca SpaceX’in roket fırlatma ve uydu iletişimi alanındaki hâkim konumuna dikkat çekerek, şirketin bağlantı, hesaplama gücü ve yapay zekâ altyapısına yönelik artan talepten benzersiz biçimde faydalanabilecek konumda olduğunu söylüyor.
SpaceX, yılda dünyanın geri kalanının toplamından daha fazla roket fırlatıyor ve dokuz milyondan fazla Starlink abonesine sahip. Ancak şirketin en yeni büyüme motoru, xAI birleşmesiyle bünyesine kattığı yapay zekâ veri merkezi işi.
Geçen Cuma Google, Ekim 2026’dan Haziran 2029’a kadar sürecek 32 aylık bir anlaşma kapsamında, xAI veri merkezlerindeki hesaplama kapasitesi için SpaceX’e aylık 920 milyon dolar (796,6 milyon avro) ödemeyi ve yaklaşık 110 bin Nvidia GPU’suna erişim sağlamayı kabul etti.
Bu anlaşmayı, Anthropic’in Mayıs ayında imzaladığı ve Colossus 1 veri merkezinin tüm çıktısını Mayıs 2029’a kadar kiralamak için aylık 1,25 milyar dolar (1,08 milyar avro) ödemeyi öngören sözleşme izledi. Böylece yıllıklandırılmış toplam hesaplama geliri yaklaşık 26 milyar dolar (22,5 milyar avro) seviyesine ulaşıyor.
İyimserler, dört aydan kısa sürede elde edilen bu sözleşmeli gelirin, şirketin altyapısını ne kadar hızlı paraya çevirebildiğini gösterdiğini dile getiriyor. Şüpheciler ise her iki sözleşmede de Aralık 2026 sonrasında devreye girecek 90 günlük fesih maddeleri bulunduğunu ve Google’ın anlaşmayı kalıcı bir taahhüt değil, “bridge capacity” yani geçici bir köprü kapasitesi olarak tanımladığını hatırlatıyor.
5. Elon Musk büyüklüğünde risk
