ABD-İran geriliminde diplomasi arayışı: Pakistan Genelkurmay Başkanı Tahran’da
ABD Başkanı Donald Trump, bu hafta kesintili ilerleyen müzakereleri, bir anlaşma ile saldırıların yeniden başlaması arasındaki “sınırda” olarak tanımladı.
Pakistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Asim Munir, İran’da ABD ve İsrail ile süren savaşı sona erdirmeye yönelik yeni barış görüşmeleri için cumartesi günü Tahran’a vardı. Ziyaret, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun müzakerelerde “sınırlı da olsa ilerleme” kaydedildiğini açıklamasından birkaç saat sonra gerçekleşti.
Asim Munir, Tahran’da İran İçişleri Bakanı Eskandar Momeni ile Pakistan İçişleri Bakanı Muhsin Nakvi tarafından karşılandı. Nakvi’nin son bir hafta içinde iki ayrı ziyaret kapsamında İran Cumhurbaşkanı ve Dışişleri Bakanı ile görüştüğü belirtildi.
Ancak İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ziyaretin “bir dönüm noktasına ya da belirleyici bir aşamaya ulaşıldığı anlamına gelmediğini” söyledi. İran’ın ISNA haber ajansına konuşan Bekayi, taraflar arasında “derin ve kapsamlı” görüş ayrılıklarının sürdüğünü ifade etti.
İsveç’te düzenlenen NATO dışişleri bakanları toplantısında konuşan Rubio ise ilerlemeyi abartmak istemediğini belirterek, “Bir miktar hareketlilik oldu ve bu olumlu,” dedi. Rubio’nun açıklamaları, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik askeri saldırıyı “ciddi müzakereler yürütüldüğü” gerekçesiyle şimdilik ertelediğini söylemesinin ardından geldi.
Trump, nisan ayı ortasında sağlanan ateşkesin İran ile anlaşma sağlanamaması halinde sona erebileceği yönünde haftalardır uyarılarda bulunuyor. Washington yönetiminin olası anlaşmaya ilişkin şartlarında ise zaman zaman değişiklikler yaşandığı belirtiliyor.
ABD Başkanı ayrıca bu hafta kesintili şekilde devam eden müzakerelerin, anlaşma ile yeniden saldırılar arasında “kritik bir eşikte” bulunduğunu ifade etti.
Rubio, “Oldukça zor bir grupla karşı karşıyayız. Eğer durum değişmezse, başkanın başka seçenekleri olduğu açık,” diye konuştu.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise Tahran yönetiminin, ABD’nin “diplomasiyi defalarca ihlal etmesine” ve “İran’a yönelik askeri saldırılarına” rağmen diplomatik sürece bağlı kaldığını söyledi.
İran’ın Tasnim haber ajansına konuşan Arakçi, “İran İslam Cumhuriyeti, ABD’ye yönelik güçlü şüphelerine rağmen bu diplomatik sürece sorumlu ve ciddi bir yaklaşımla dahil olmuş, makul ve adil bir sonuca ulaşmak için çaba göstermektedir,” dedi.
Hürmüz Boğazı anlaşmazlığı sürüyor
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi, Hürmüz Boğazı’nın statüsü ile ABD’nin İran limanlarına yönelik misilleme amaçlı ablukasının da görüşmelerde ele alındığını açıkladı.
Küresel petrol stoklarının savaş öncesi seviyelerin altına düşmeye başlamasıyla birlikte, stratejik deniz geçidinin geleceği uluslararası ekonomiye yönelik en büyük risk başlıklarından biri olarak değerlendiriliyor.
İran, petrol, doğalgaz, gübre ve diğer petrol ürünlerinin taşınmasında kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatmış durumda. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’na göre Washington yönetimi ise İran limanlarını abluka altına aldı; nisan ortasından bu yana 94 ticari geminin rotası değiştirildi, dört gemi ise etkisiz hale getirildi.
Rubio, İsveç’teki NATO toplantısında diğer dışişleri bakanlarıyla boğazın yeniden açılması konusunu görüştüğünü belirtti. Washington ile Tahran arasında anlaşma sağlanamaması ihtimaline karşı bir “B planı” gerektiğini söyledi.
Rubio, “Birilerinin bu konuda bir şey yapması gerekecek” ifadelerini kullanırken, İran’ın boğazı “gönüllü olarak yeniden açmayacağını” savundu.
Avrupa Birliği ise cuma günü İran’a yönelik mevcut yaptırım rejiminin kapsamını teknik bir düzenlemeyle genişletti. AB, Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasında rol oynayan kişileri hedef alacak yeni adımın, İran’ın uyguladığı ablukayı “uluslararası hukuka aykırı” olarak değerlendirmesi nedeniyle atıldığını açıkladı.
