Gündem

AB’den sert göç yasası: Üçüncü ülkelerde geri dönüş merkezlerinin önü açıldı

Yeni AB yasası, düzensiz göçle mücadele kapsamında Birlik dışında göçmen geri dönüş merkezleri kurulmasına ve ev aramalarına izin verecek. Sivil toplum kuruluşları ise AB siyasetinde ‘yabancı düşmanlığı’ sinyali veren bir dönüşe işaret ediyor.

AB ülkeleri ve Avrupa Parlamentosu, Avrupa’da yasal kalış hakkı bulunmayan göçmenlerin geri gönderilmesini hızlandırmayı amaçlayan tartışmalı yasa üzerinde pazartesi günü anlaşmaya vardı. Düzenleme, Birliğin son on yıllardaki en sert göç politikası değişimlerinden biri olarak görülüyor.

Politika yapıcılar, “Geri Dönüş Tüzüğü” olarak adlandırılan düzenlemenin geri dönüş süreçlerini hızlandırmak için kritik önemde olduğunu ve AB’nin düzensiz göçle mücadele politikasının temel taşını oluşturduğunu söylüyor.

Yasa, Avrupa’daki daha geniş siyasi değişimi de yansıtıyor. Muhafazakâr partiler, bazı durumlarda aşırı sağın da desteğiyle, göç konusunda daha sert bir yaklaşım için bastırıyor.

Resmi verilere göre Avrupa’da kalma hakkı bulunmayan göçmenlerin yalnızca yüzde 29’u AB’den ayrılıyor.

İçişlerinden Sorumlu AB Komiseri Magnus Brunner, görüşmelerin sonunda gazetecilere yaptığı açıklamada, “Bu, AB’de neler olduğunu, kimin geldiğini ama aynı zamanda kimin AB’den ayrılması gerektiğini kontrol altına almamızı sağlamak açısından gerçekten çok önemli bir adım,” dedi.

Yasanın merkezinde, AB ülkelerine AB dışındaki ülkelerle anlaşma yapmaları halinde Birlik dışında “geri dönüş merkezleri” olarak bilinen sınır dışı merkezleri kurma imkanı tanıyan hüküm yer alıyor.

Brunner, olası üçüncü ülkelerle ilgili isim vermeden, “Bir sonraki adım, üçüncü ülkelerle birlikte göç diplomasisi üzerinde daha fazla çalışmak olacak,” dedi.

Bu merkezler, transit noktaları ya da kişilerin kalmasının beklendiği yerler olabilecek. Bu, mevcut kurallardan önemli bir sapma anlamına geliyor.

Mevcut sistemde çoğu göçmen yalnızca kendi ülkesine ya da kanıtlanmış bağlantısı bulunan bir ülkeye geri gönderilebiliyor. Yeni sistemde bu şart kaldırılacak.

Refakatsiz çocuklar geri dönüş merkezlerine gönderilmekten muaf tutulacak tek grup olacak. Çocuklu aileler ise bu merkezlere gönderilebilecek.

Bazı AB ülkeleri, gelecekteki geri dönüş merkezleri için potansiyel ortak ülkeleri belirlemeye başladı.

Almanya, Hollanda, Avusturya, Danimarka ve Yunanistan geçen mart ayında bu tartışmalı projeyi hayata geçirmek için birlikte hareket etti. İtalya ise Arnavutluk’ta toplamda yüzden az göçmenin barındırıldığı iki merkezle benzer bir modeli halihazırda işletiyor.

Yasa ayrıca AB ülkelerine düzensiz göçmenlerin “ikamet yerini veya ilgili diğer mekanları” arama yetkisi veriyor. STK’lar ve sivil toplum kuruluşları bu hükmü, ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi’nin (ICE) düzenlediği tartışmalı baskınlara benzetiyor.

İtalyan hukukçular derneği Asgi’den Eleonora Celoria, Euronews’e yaptığı açıklamada, “Hüküm, farklı üye ülkelerde geniş yorumlanabilmesi için bilinçli olarak muğlak bırakılmış. Ev baskınlarının ve göçmenlere yardım eden derneklerin binaları ile sağlık tesislerinde baskınların önünü açıyor,” dedi.

Celoria, birçok üye ülkede polisin özel konutlara girebilmesi için hâlâ yargı kararı gerekeceğini kabul etmekle birlikte, yasanın “endişe verici” olduğunu ve yetkilileri yetkilerini genişletmeye teşvik edebileceğini söyledi.

Diğer hükümler arasında daha uzun gözaltı süreleri, daha sert giriş yasakları ve düzensiz göçmenlerin yerini tespit etmeye yönelik yeni yetkiler yer alıyor.

Geri gönderilmeyi bekleyen düzensiz göçmenler için azami yasal gözaltı süresi altı aydan iki yıla çıkarılıyor. Buna altı aylık ek süre eklenebilecek; güvenlik riski oluşturduğu değerlendirilen kişiler içinse süre sınırsız olabilecek.

Giriş yasakları da önemli ölçüde sertleşecek. Çoğu durumda süre beş yıldan 10 yıla çıkarılacak; güvenlik riski olarak görülen kişiler için ömür boyu giriş yasağı uygulanabilecek.

Bir diğer değişiklik itiraz süreçleriyle ilgili. Mevcut kurallara göre hukuki itirazlar sonuçlanana kadar sınır dışı işlemleri otomatik olarak askıya alınıyor. Yeni yasa ise bu otomatik korumayı kaldıracak ve geri gönderme kararının durdurulup durdurulmayacağına mahkemeler her dosyada ayrı ayrı karar verecek.

Düzenleme ayrıca üye ülkeler arasında geri gönderme kararlarının karşılıklı tanınmasını kolaylaştırmak için Avrupa Geri Dönüş Emri getiriyor. Ancak bu uygulama gönüllü olacak.

Konsey ve Parlamento arasındaki müzakerelerde en zor başlık uygulama takvimi oldu. Uzlaşı metnine göre bazı hükümler, düzenlemenin yürürlüğe girmesinden 12 ay sonra uygulanmaya başlayacak. Konsey başlangıçta iki yıllık süre istemişti.

Sivil toplum kuruluşları ve sol eğilimli Avrupa Parlamentosu üyeleri ise metni eleştirerek düzenlemenin göçmenlerin hayatını tehlikeye atacağını ve temel hakları ihlal edeceğini savundu.

Yeşiller/Avrupa Özgür İttifakı grubundan AP milletvekili Mélissa Camara, görüşmelerin ardından Euronews’e yaptığı açıklamada, “Bugün nihai hale getirilen metin utanç verici bir anlaşmanın sonucu: yabancı düşmanı bir ideolojiye hizmet eden hukuki cephanelik artık tamamlandı,” dedi.

Belgesiz göçmenleri destekleyen farklı kuruluşların oluşturduğu Picum ağında savunuculuk yetkilisi Silvia Carta ise, “Bu düzenleme, insanları 30 aya kadar göçmen gözaltı merkezlerinde tutmaktan aileleri parçalamaya ve insanları tanımadıkları ülkelere göndermeye kadar sert bir gözaltı ve sınır dışı sistemi yaratacak,” dedi.

Yasanın şimdi Avrupa Parlamentosu üyeleri ve AB ülkeleri tarafından resmen onaylanması gerekiyor. Düzenleme gelecek ay gibi kısa bir sürede yürürlüğe girebilir.

 

Bir yanıt yazın