Almanya, AB baskısına rağmen Çin ile sanayi bağlarını güçlendiriyor
Almanya Ticaret Bakanı Katherina Reiche, bu hafta Pekin’de Çin’le sanayi bağlarını güçlendirmeye çalışırken, bazı AB ülkeleri kapasite fazlası yüzünden Brüksel’i Çin’e karşı daha sert bir çizgi izlemeye zorluyor.
Almanya Ticaret Bakanı Katherina Reiche, Berlin’in Pekin ile olan ticaret açığı büyümeye devam ederken salıdan cumaya kadar Çin’e resmi bir ziyaret gerçekleştiriyor. Bu ziyaret, AB’nin en büyük ekonomilerinden bazıları olan Fransa, İspanya, İtalya, Hollanda ve Litvanya’nın, Çin’in aşırı üretim kapasitesi ve haksız ticaret uygulamalarına karşı AB’nin daha sert önlemler almasını isteyen ortak bir belge yayımlamasından yalnızca iki gün sonra gerçekleşti.
Ancak Almanya bu çağrıya destek vermedi.
Almanya, AB’nin Çin stratejisindeki en kritik darboğaz olmaya devam ediyor. Euronews daha önce, Almanya’nın Pekin karşısındaki ticaret açığının geçen yılın sonunda açıklanmasının, ticaret savunma araçlarını güçlendirmeye çalışan AB yönetimi açısından bir dönüm noktası olduğunu bildirmişti. Buna rağmen Berlin, Çin ile iş birliğini sürdürme eğiliminde.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, mart ayında Pekin ile bir ticaret anlaşması yapılması çağrısında bulundu. Brüksel ise bu fikre karşı çıktı.
Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Sözcüsü Olof Gill o dönemde yaptığı açıklamada, “Avrupa Birliği’nin Çin’e uzun süredir dile getirdiği çok sayıda endişe ve ciddi sorun var. Gelecekte olası anlaşmaları konuşabilmemiz için öncelikle Çin’in bu sorunlara anlamlı çözümler üretmesi gerekiyor” dedi.
Çin ile rekor seviyeye ulaşan 87 milyar euroluk ticaret açığına rağmen Berlin, Çin’in Alman sanayisine pazarını açık tutmasını umuyor. Bu durum, AB şirketlerinin Çin’de karşılaştığı engellere ve Pekin’in yabancı ürünlere bağımlılığı azaltma stratejisine rağmen devam ediyor.
Çin pazarına erişim
Reiche’nin bu haftaki ziyaretinin temel amacı, olası ekonomik iş birliği alanlarını görüşmek. Alman hükümetine göre strateji, Çin yönetimiyle diyaloğu sürdürürken gelecekteki iş birliği fırsatlarını araştırmak üzerine kurulu.
Sürekli büyüyen ticaret açığına rağmen Çin, 2025 yılında da Almanya’nın en önemli ticaret ortağı olmayı sürdürdü. Federal İstatistik Ofisi verilerine göre iki ülke arasındaki ticaret hacmi 250 milyar euroya ulaştı. Yaklaşık 5 bin 200 Alman şirketi Çin’de faaliyet gösteriyor. Bu da Çin’i Alman otomotiv, makine mühendisliği ve elektrik sektörleri için en önemli dış pazarlardan biri haline getiriyor.
Ziyaret kapsamında Reiche’nin siyasi görüşmeler yapması, bir iş forumuna katılması ve yerel şirketleri ziyaret etmesi bekleniyor. Kendisine yaklaşık 40 şirketten oluşan bir iş heyeti eşlik edecek. Görüşmelerde enerji teknolojilerinin geliştirilmesi de gündeme gelecek.
Çin Alman Ticaret Odası İcra Direktörü Oliver Oehms, “Bu ziyaretin, sahada edinilen deneyimlerin Berlin’deki siyasi tartışmalara aktarılmasına ve ikili ilişkilerin daha da geliştirilmesine katkı sağlamasını umuyoruz,” dedi.
Odanın mayıs ayında yayımladığı ankete göre Çin’de faaliyet gösteren Alman şirketlerinin yüzde 51’i Çinli şirketlerle ortaklıkları teşvik eden politikaları desteklerken, yüzde 42’si bu ortaklıklardan elde edilen bilgi birikiminin “stratejik” şekilde kullanılmasını savundu.
Ancak bu sektörler de giderek artan baskı altında. Çünkü Çinli rakipler kapsamlı devlet teşviklerinden faydalanıyor.
AB düşünce kuruluşu Centre for European Reform’un mayıs ayında yayımladığı rapora göre otomotiv, makine ve kimya üretiminin giderek Çin’de yoğunlaşması, geleneksel üretim merkezlerindeki inovasyonu zayıflatabilir ve Pekin’in, 2025’te nadir toprak elementleri ihracatını kısıtlamasına benzer şekilde tedarik kesintileri tehdidi üzerinden Berlin üzerindeki etkisini artırabilir.
Raporda ayrıca Almanya’nın borç frenini gevşetmesinin ardından uyguladığı mali teşviklerin yaratacağı talebin, Berlin’in yerli sanayisini desteklemek yerine Çin ithalatını artırabileceği belirtildi.
Almanya’nın Çin’e ihracatı yıllık bazda yüzde 9,7 gerilerken; elektronik ürünler, elektrikli araçlar ve bileşenler gibi Çin mallarının ithalatı yüzde 8,8 arttı.
Raporda, “Çin, Alman sanayisinin pastasının büyük kısmını çoktan elinden aldı ve şimdi de geri kalanına hazırlanıyor” ifadesi kullanıldı.
