İran’da ‘Mossad’ suçlamasıyla idam: Atom Enerjisi Kurumu’nun eski çalışanı infaz edildi
İran, İsrail adına casusluk yaptığı suçlamasıyla Mehdi Ferid isimli eski bir Atom Enerjisi Kurumu çalışanını idam etti. İnsan hakları örgütleri, şeffaf olmayan yargılama sürecine ve ‘zorla alınan itiraflara’ tepki gösteriyor.
İran’da 28 Şubat’ta başlayan savaşla birlikte tırmanışa geçen idam dalgası rekor seviyelere ulaştı.
Tahran yargısının resmi haber ajansı Mizan, çarşamba günü eski bir Atom Enerjisi Kurumu çalışanı olan Mehdi Ferid’in infaz edildiğini duyurdu. Ferid, Mossad ajanlarından aldığı talimatla hassas bir savunma kurumunun iç ağına sızmaya çalışmak ve kurumsal gizli bilgileri sızdırmakla suçlanıyordu.
Yargı makamlarına göre, Arak’taki Atom Enerjisi Kurumu’nun eski çalışanı olan Ferid; kurumun yapısı, binaların konumu, güvenlik durumu ve personel kimlik bilgilerini İsrail tarafına aktardı. Mizan, sanığın “itirafta bulunduğunu” öne sürse de; sivil toplum kuruluşları, sanığın bağımsız avukata erişiminin olmadığını ve itirafların işkence altında alınmış olabileceğini vurguluyor.
Hengaw İnsan Hakları Örgütü ise farklı bir tablo çiziyor. Örgütün ulaştığı bilgilere göre, idam edilen Mehdi Ferid’in davasında ciddi usulsüzlükler ve çelişkiler bulunuyor.
Hengaw’a konuşan bilgilendirilmiş bir kaynağa göre Ferid, “İsrail adına faaliyet gösteren kişilerin nükleer bilimcilere yönelik eylem taleplerini reddetmiş” ve durumu gönüllü olarak Atom Enerjisi Kurumu’nun güvenlik birimine bildirmişti. Hatta aldığı bilgileri ve paraları da kuruma teslim ettiği öne sürülüyor.
Buna rağmen Ferid, “bilgi sızdırmak ve İsrail ile iş birliği yapmak” suçlamasıyla yargılandı. Kaynak, Ferid’in soruşturmanın her aşamasında yerel güvenlik birimleriyle yaptığı bu iş birliğini vurguladığını ancak bu durumun yargı sürecinde tamamen görmezden gelindiğini belirtti.
Ferid’in kurumla iş birliği yapmasına rağmen “bilgi sızdırmak” suçlamasıyla yargılanarak önce 10 yıl hapse mahkum edildiği, ardından savcılığın itirazı üzerine cezasının idama çevrildiği aktarıldı.
İran’da infaz dalgası sadece Ferid ile sınırlı kalmadı. Hengaw, idam sırasında bekleyen bir diğer mahkum Ahsan Afwal’ın da infaz edilmek üzere Qezel-Hesar hapishanesine nakledildiğini duyurdu.
İran medyası salı gün, başkent Tahran’da bir camiyi ateşe vermek, protestolar sırasında ABD ve İsrail ile iş birliği yapmakla suçlanan Emir Ali Mirjaafari’nin de idam edildiğini bildirdi.
Yargı yetkilileri, Mirjaafari’nin bir “Mossad ağının” parçası olduğunu ve protestolarda aktif rol oynadığını iddia etti. Ancak insan hakları örgütleri, bu vakada da zorla alınan itirafların ve adil yargılanma hakkı ihlallerinin altını çiziyor.
İdam sayılarında korkutan artış
İran’da son aylarda idam cezalarının uygulanma hızı dikkat çekici bir şekilde arttı. İnsan hakları raporlarına göre, İran’da 2025 yılında en az bin 639 kişi idam edildi. Bu rakam, 1989’dan bu yana kaydedilen en yüksek seviye.
İnfazlar, 975 kişinin idam edildiği 2024 yılına oranla yüzde 68 arttı.
Haziran 2025’teki 12 günlük İsrail-İran çatışmasından bu yana, “Mossad ile iş birliği” suçlamasıyla en az 10 kişi idam edildi.
Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, geçen ayki protestoların ardından durumu bir “topyekûn savaş” olarak nitelendirmiş ve güvenlik sanıklarına yönelik idam cezalarının hızlandırılması çağrısında bulunmuştu.
