Gündem

İran savaşının petrol türevi ürünlere etkisi: Oyuncak ve kıyafet fiyatları artar mı?

İran savaşıyla petrol sevkiyatında yaşanan aksama, polyester ve akrilik gibi petrokimya bazlı hammaddelerin maliyetini artırdı. Oyuncaktan kıyafete, ayakkabıdan sağlık ürünlerine kadar çok sayıda tüketim ürününde yeni zam riski gündemde.

İran savaşının, pelüş oyuncaklar üzerinde baskı yaratacağını hayal etmek zor olabilir. Ancak Orta Doğu’dan petrol sevkiyatları kısıtlandığında, pelüş oyuncaklar da bu durumdan nasibini alıyor.

Florida eyaletinin Fort Lauderdale kentindeki bir üreticinin geliştirdiği bu oyuncaklar, birçok pelüş oyuncakta olduğu gibi, petrolden türetilen sentetik lifler olan polyester ve akrilikten yapılıyor.

Aleni Brands isimli şirketin CEO’su Ricardo Venegas, savaşın başlamasından üç hafta sonra Çin’deki tedarikçilerin, şirketine bu malzemeleri temin etmenin kendilerine şimdiden yüzde 10 ila yüzde 15 daha pahalıya mal olduğunu bildirdiğini söyledi.

Aleni Brands’i geçen yıl kuran ve yeni ürün serileri ekleme sürecinde olan Venegas, “Bence bu durum petrolün sistemimizin her yanına ne kadar nüfuz ettiğini gösteriyor ve bundan kaçamıyoruz. Bir oyuncağın fiyatının petrolle doğrudan ilişkili olacağını kim düşünürdü?” dedi.

Mesele yalnızca oyuncaklarla sınırlı değil. ABD Enerji Bakanlığı’na göre, petrolden ve doğalgazdan türetilen petrokimyasallar 6 binden fazla tüketim ürününün üretiminde kullanılıyor.

Bilgisayar klavyeleri, ruj, tenis raketleri, pijamalar, yumuşak kontakt lensler, deterjan, sakız, ayakkabılar, pastel boyalar, tıraş kremi, yastıklar, aspirin, protez dişler, bant, şemsiyeler ve naylon gitar telleri bunlardan sadece birkaçı.

Küresel petrol arzı

Şimdiye kadar savaşın çatışma bölgesi dışındaki birçok kişi üzerindeki en somut ve en hızlı etkisi, benzin fiyatlarındaki artış oldu.

Havayollarının jet yakıtı maliyetindeki yükselişe tepki vermesiyle yolcular daha yüksek bilet fiyatları ve ek uçuş ücretleriyle de karşılaşıyor. Tüketiciler, dizelle çalışan kamyonlarla taşınan gıda, mobilya ya da sayısız ürüne daha fazla ödeme yapmak zorunda kalabilir.

Ancak ham petrol sadece yakıt olarak rafine edilmiyor.

Plastik ve kauçuktan yapılanların çoğu dahil, günlük hayatta kullanılan çok çeşitli ürünlerde bulunan kimyasallara, mumlara, yağlara ve diğer karışımlara dönüştürülüyor. Petrol türevleri aynı zamanda çok sayıda ambalaj malzemesinde de kullanılıyor.

Küresel petrol arzındaki aksaklıklar sekizinci haftasına girerken, ticaret grupları ve bazı şirketlere göre yükselen üretim maliyetleri alışveriş yapanlar için ürünleri daha pahalı hale getirebilir.

Oyuncak sektöründe 30 yıllık deneyime sahip Venegas, şimdilik artan malzeme maliyetlerini üstleneceğini, ancak savaş üç ila altı ay daha sürerse 2027’nin başlarından itibaren müşteri fiyatlarını artırmayı beklediğini söyledi.

Ham petrolden tişört ve halılara

Columbia Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde iklim ekonomisti olan Gernot Wagner’e göre, küresel petrol tüketiminin yüzde 85’i yakıt şeklinde gerçekleşirken, geri kalanı çok çeşitli tüketim ürünlerine gidiyor.

Ham petrol esas olarak hidrokarbonlardan oluşan karmaşık bir karışım. Hidrokarbonlar, karbon ve hidrojen atomlarından oluşan bileşikler. Rafineriler ve kimya tesisleri bunları ayırıyor ve daha küçük kimyasal yapı taşlarına, yani petrokimyasallara dönüştürmek için parçalıyor.

Altı petrokimyasal madde olan etilen, propilen, bütilen, benzen, toluen ve ksilenler plastiklerin ve naylon ile polyester gibi sentetik malzemelerin başlıca temelini oluşturuyor.

Üreticiler de bu malzemeleri ürün tasarlamak ve üretmek için kullanıyor. ABD Enerji Bakanlığı’nın verdiği diğer örnekler arasında otomobil parçaları, tükenmez kalemler, perdeler, zarlar, gözlükler, gübre, golf topları, işitme cihazları, böcek kovucular, kanolar, valizler, paspaslar ve oje yer alıyor.

Küresel strateji ve yönetim danışmanlığı şirketi Kearney’de kimyasallar uygulamasının küresel lideri olan ortak Andrew Walberer’e göre, halı, giyim ve lastik tedarik edenler dahil birçok üretici için üretim maliyetlerinin büyük kısmını malzemeler oluşturuyor.

Örneğin, düğmeli bir gömleği ele alalım.

Walberer, malzemelerin bir üreticinin böyle bir gömleği üretme maliyetinin yüzde 27 ila yüzde 30’unu oluşturduğunu tahmin ediyor.

İşçilik maliyetleri ise yüzde 10 ila yüzde 30 katkı sağlıyor. Pazarlama, dağıtım ve idareye bağlı işletme giderleri geri kalan kısmı oluşturuyor.

Dalga etkisi

Uzmanlar, petrolün önümüzdeki birkaç ay boyunca varil başına 90 doların üzerinde kalması halinde, maliyet baskılarının tedarik ağının geneline yayılacağını söylüyor.

Amerika Ayakkabı Distribütörleri ve Perakendecileri Derneği’nin CEO’su Matt Priest, üyelerin çoğunun iki ila üç aylık bitmiş ürün stoku tuttuğunu, bunun da daha yüksek malzeme maliyetlerine karşı geçici bir tampon sağladığını söyledi.

Kuruluşun geçen ay yayımladığı, ABD ayakkabı sektörünün “petrol fiyatlarına maruziyeti ve bunun ayakkabı maliyetlerine etkisi” başlıklı rapora göre, sentetik ayakkabılarda kullanılan malzemelerin yaklaşık yüzde 70’i petrokimya bazlı ve bu malzemelerin maliyetinin yüzde 30’u petrol fiyatı dalgalanmalarıyla doğrudan bağlantılı.

FDRA analizine göre, malzemeler, fabrika enerjisi ve taşımacılık birlikte değerlendirildiğinde, şirketlerin petrol için daha fazla ödeme yapması yaz sonu ve sonbaharda tüketicilerin bir çift ayakkabı için ödediği fiyatta yüzde 1,5 ila yüzde 3 artışa yol açabilir.

Amerikan Giyim ve Ayakkabı Birliği Başkan Yardımcısı Nate Herman’a göre, Nisan sonuna kadar ABD’li ayakkabı ve giyim üreticilerinin, çoğu ABD dışındaki tedarikçilerle, polyester elyaf ve polyester filament iplik siparişleri için sözleşme imzalamaya başlaması gerekiyor ki tasarımları tatil alışveriş sezonunda mağaza raflarında ve internette yerini alabilsin.

Herman, polyester tekstillerde kullanılan malzemelerin kilogram fiyatının, ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasından önce ortalama 90 sent iken, kilogram başına 1,33 dolara yükseldiğini söyledi. Bunun sonucunda her bir giysinin üretim maliyetinin 10 ila 15 sent artacağını tahmin etti.

İthalatçılar için bir başka maliyet

Bazı işletmeler artan maliyetleri dengelemenin yollarını arıyor.

Temizlik, evcil hayvan bakımı ve banyo için taşınabilir duş başlığı, küvet ve lavabo aparatları satan Rinseroo’nun kurucusu Lisa Lane, üreticisinin maliyetin 30 gün içinde yüzde 30 daha yüksek olacağını söylemesinin ardından Çin’den her ay tedarik ettiği geçmeli hortum sayısını üç katına çıkardı.

Lane’in, üç aylık peşin sipariş verip vermemeyeceğini kararlaştırmak için sadece birkaç günü vardı.

Lane, Rinseroo ürünlerinin bileşenleri arasında polivinil klorür gibi petrol türevlerinin bulunduğunu söyledi. Her zamanki 80 bin birim yerine 240 bin birim satın aldıktan sonra maliyet düşürme seçeneklerini de değerlendiriyor.

Lane, geçen yıl Çin’den yapılan ithalata yönelik daha yüksek ABD tarifelerini dengelemek için fiyat artırdıkları için, aparatlarını satan perakendecilere yeni bir zam yapmayı ertelemek istediğini söyledi.

Örneğin küvette evcil hayvan yıkamak için kullanılan bir hortumun fiyatı perakende internet sitelerinde 29,95 dolardan 33,95 dolara çıkmıştı.

Lane, “İnsanların bizden almaya devam etmek isteyeceği ve iyi bir değer elde ettiklerini hissedeceği o tatlı noktada kalmak istiyoruz,” dedi.

Bakımevleri ve diğer sağlık kuruluşlarına bandaj, pansuman, ped ve sünger gibi yara bakım ürünleri satan bir başka şirket ise birkaç hafta içinde fiyatlarını yüzde 15 artırmayı planlıyor. Gentell CEO’su David Navazio, ürünlerdeki yapıştırıcıların çeşitli petrokimyasallara dayandığını belirtti.

Navazio, üretim için gereken enerji ve malzemeler dahil edildiğinde şirketin maliyetlerinin yüzde 20 arttığını tahmin etti.

Merkezi Pennsylvania eyaletinin Yardley kentinde bulunan, ancak ana üretim tesisi Toronto’da olan Gentell, CVS gibi perakende mağazalarına tedarik sağlayan bir medikal teknoloji firması dahil başka şirketler için özel markalı ürünler de üretiyor.

Navazio, bandaj ve pansuman ürünlerinin zorunlu ihtiyaçlar olması nedeniyle şirketin müşteri fiyatlarını artırmasının işine zarar vereceğini düşünmediğini söyledi.

Daha belirsiz olan ise savaş sona erip petrol sevkiyatları normale döndüğünde fiyatların düşüp düşmeyeceği. Navazio bunun için ise “Geçmişte taşımacılık maliyetlerinin düştüğünü gördüm ama hammadde fiyatlarının düştüğünü hiç görmedim,” dedi.

 

Bir yanıt yazın