Fed başkan adayı Warsh, Senato’da ‘Trump’ın kuklası’ suçlamasını reddetti
ABD Merkez Bankası başkanlığına aday gösterilen Kevin Warsh, görevi garantilemek için faiz indirme sözü vermediğini, Başkan Donald Trump’ın acil gevşeme çağrılarına rağmen açıkladı.
Dünyanın en önemli finans kurumu olan ABD Merkez Bankası’nın (Fed) başına aday gösterilen Kevin Warsh, Salı günü ABD Senatosu Bankacılık Komitesi’ne, faiz politikasına ilişkin Beyaz Saray’la hiçbir gizli anlaşma yapmadığını söyleyerek mesleki dürüstlüğünü savundu.
Donald Trump’ın daha düşük borçlanma maliyetleri için süren kamuoyu baskısına rağmen, Jerome Powell’ın yerine atanmasının onaylanması halinde bağımsız hareket edeceğini söyledi.
Bu bağımsızlık meselesi, oturum sırasında Cumhuriyetçi Senatör John Kennedy’nin kendisine Trump’ın ‘el kuklası’ olup olmayacağını sorarken keskin biçimde gündeme geldi. Warsh, “Kesinlikle hayır” yanıtını verdi.
Warsh’ın açıklamaları, Kongre’de merkez bankasının gelecekteki yönüne ilişkin daha geniş kaygıların ortasında geldi; senatörler, onun geçmiş sicili ve para politikasına yaklaşımı konusunda bölünmüş durumda.
Warsh, Başkan’ın kendisinden hiçbir zaman belirli bir faiz patikasına bağlı kalmasını istemediğinde ısrar etti ve böyle bir talebi kabul etmeyeceğini söyledi.
Oturum, bağımsızlığını korurken enflasyonla mücadele etmeye çalışan, enflasyonun hâlâ yüzde 3,3 olduğu ABD Merkez Bankası’nın karşı karşıya olduğu baskıyı da ortaya koydu.
Oturumdan sadece birkaç saat önce ABD Başkanı Donald Trump, CNBC’ye verdiği röportajda Warsh’ın derhal faiz indirimlerine gitmemesi halinde hayal kırıklığına uğrayacağını söylemişti.
Bu gerilim, Beyaz Saray’ın Warsh’ın atanmasını, Powell’ın Fed başkanlığı görev süresinin 15 Mayıs’ta dolmasından önce onaylatmak için gerekli oyları bulmakta zorlanabileceğine işaret ediyor.
Demokrat muhalefeti ve Cumhuriyetçi itirazlar
Demokrat senatörler şüphelerini özellikle yüksek sesle dile getirerek Warsh’ı, siyasi iklime uyum sağlamak için ekonomik duruşunu değiştirmekle suçladı.
ABD’li Senatör Elizabeth Warren, aday için ‘kukla’ nitelemesini kullanarak göreve getirilmesinin kurumun ‘yasa dışı biçimde ele geçirilmesini’ kolaylaştıracağını öne sürdü.
Eleştirmenler ayrıca geçmiş siciline işaret ederek, Demokrat yönetimler döneminde daha yüksek faizleri savunduğunu, Cumhuriyetçi iktidarlar altında ise daha güvercin bir tutum benimsediğini iddia etti.
ABD’li Senatör Ruben Gallego, Wall Street Journal’ın (WSJ) Başkan’ın daha önce Warsh’a borçlanma maliyetlerini düşürmesi için baskı yaptığını öne süren haberlerine atıf yaptı. Warsh, bu haberlerin hatalı kaynaklara dayandığını söyleyerek yanıt verdi ve Fed’in bağımsızlığının ekonomik istikrar için ‘hayati’ olduğunu yineledi.
Trump’ın desteğine rağmen, adaylık Cumhuriyetçi Parti içinde de kritik bir engelle karşı karşıya.
Kuzey Carolina’dan Cumhuriyetçi Senatör Thom Tillis, Adalet Bakanlığı’nın Jerome Powell hakkında yürüttüğü soruşturma sürdüğü sürece Warsh’ı desteklemeyi reddettiğini yineledi.
ABD Başsavcı Yardımcısı Jeannine Pirro’nun yürüttüğü soruşturma, Powell’ın geçen yıl bir Federal Reserve bina yenileme projesinin bütçesine ilişkin ifadesi sırasında yemin altında yalan söyleyip söylemediğini inceliyor.
Tillis ve diğer Cumhuriyetçi meslektaşları, soruşturmanın temelsiz olduğunu savunarak Powell’a desteklerini dile getirdi. Tillis’e göre, ‘soruşturma düşürülene’ kadar halef için oy kullanmayacak; bu tutum, dengelerin hassas olduğu komisyonda adaylığı fiilen askıya alıyor.
Savcılığın, bir hakimin daha önce suçlamaları destekleyecek kanıt bulunmadığına hükmetmesine rağmen, geçen haftaya kadar Fed kayıtlarına erişme çabalarını sürdürdüğü bildiriliyor.
Hukuki ve etik engeller
Oturumda ayrıca Warsh’ın kişisel mali çıkarları ve olası bir liderlik değişiminin yaratacağı lojistik zorluklar da masaya yatırıldı.
ABD’li Senatör Elizabeth Warren, aralarında SpaceX ve Polymarket’in de bulunduğu özel şirketlere yaptığı yatırımlarla ilgili sorular yöneltti; bu varlıkların tam büyüklüğünün kamuoyuna tamamen açıklanmadığına dikkat çekti.
Warsh ise, Hükümet Etik Ofisi’nin, göreve atanmasının onaylanmasından itibaren 90 gün içinde tüm varlıklarını elden çıkarma planını şimdiden onayladığını söyleyerek kendini savundu.
Belirsizliği artıran unsur ise Jerome Powell’ı içeren sıra dışı durum.
Görevden ayrılan çoğu başkandan farklı olarak Powell, 2028’de sona erecek ayrı görev süresi dolana ya da yemin altında yalana ilişkin soruşturma sonuçlanana kadar Fed’in yönetim kurulunda kalmayı planladığını belirtmişti.
Bu durum, eski başkanın halefiyle yan yana oturduğu, Washington’da 1940’ların sonlarından bu yana görülmeyen tuhaf bir güç dengesi yaratabilir.
ABD Başkanı Donald Trump, Powell’ı kuruldan tamamen görevden almakla tehdit etse de, hukuk uzmanları, özellikle Fed guvernörlerini siyasi gerekçelerle görevden almaya karşı koruyan yakın tarihli Yüksek Mahkeme içtihatları dikkate alındığında, böyle bir adımın hayata geçirilmesinin zor olacağını belirtiyor.
